ALAÇATI
BELEDİYE
Ildırı tarihçesi...

 

Alaçatı Beldesi'ne bağlı Ildırı köyü tarihte Ionya adı ile adlandırılan, Batı Anadolu'nun orta kıyı bölgesinde önemli sahil yerleşmelerinden birisi olan Erythrai antik kentin kalıntıları üzerinde yer almaktadır.

Erythrai Ionia'da Yunan şehridir. Truva savaşından sonra (MÖ. XI. yy.) Giritlilerle Pamphylia'lar tarafından kurulduğu bilinir. Halkı jeselya örf ve adetlerine bağlı kalmışsa da Ionia meclisine girmiştir. Şehir klasik siyasi evrim geçirdi. Kraliyet Basili'de Genosu yararına devrildi, sonra da Ortyges'in tiranlığı başladı. Erythrai ticari inhisar iddiasında bulunan Kios'a karşı mücadele etmek zorunda kaldı. Perslerin fethi bu anlaşmazlıklara son verip Erythrai'nin hızla çökmesine sebep oldu.

Kentin en önemli bölümü olan Akropol hakim bir tepe üzerinde yer almakta ve günün her hangi bir saatinde bile uyumsuz manzaraları önüne sermektedir. Erythrai'nin doğası efsaneler yaratmıştır. Strabon yöreyi anlatırken kentin önünde yer alan ve “Hippi” (Atlar) Adaları olarak adlandırılan 4 küçük adacıktan ayrıca iki önemli dağ olan Korykas (Kiran Dağları) ve Mimas Dağı o devirde zengin av hayvanlarına sahip, ormanlarla kaplı yüksek dağlardır. Korykas Dağı ise, tarihte ünlü bilimci Sbylla ile efsane paylaşmaktadır. Erythrai, Sbylla'nin doğduğu kent olarak tanınmaktadır. Ve tanrı Sbylla'ya ilham ve kehanet gücünü bağışlamıştır. Sbylla'nin babası ölümlü, annesi ise Nympha imiş. Nympha Sbylla'yi doğar doğmaz kâhinliğe başlatmış, ağzından dökülen laflar da dize halinde imiş ve daha çocukken Apollon Tapınağı'na adanmış. Efsaneye göre Sbylla her birisi 110 yıl tutan dokuz insan ömrü yaşamış. Kentin tarihinde, Arkaik dönem öncesine dek uzanan bir geçmişe sahip bulunan seramik atölyeleri çok önemli yer tutar. Yerleşmenin hemen kuzeyinden denize ulaşan ve ismini bir nehir tanrısı olan AXOS'dan alan çayın kıyı kesimlerinde kurulan bu atölyelerde, çanaklar, çömlekler çatı kiremitleri, ağırlıklar ve bunlardan daha önemlisi amphoralar üretilmekte idi.

Bütün bunlar Erythrai'nin Ionya'da Amphora üretimi yapan önemli bir merkez olduğunu ortaya koymaktadır. Şehirde 1963 – 1966 yılları arasında Hakkı GÜLTEKİN ve sonraları Ekrem AKUNGAL tarafından kazılar yapıldı. İlk önce MÖ. 3. yüzyılda akropolün kuzey yamaçlarındaki antik tiyatro toprak altından çıkarıldı. Akropolün en yüksek düzlüğünde yapılan araştırmalarda da bir tapınağa ait kalıntılar bulundu. Şehrin etrafının 5 km uzunluğunda bir surla çevrili olduğu anlaşıldı. araştırmalarda Akropolde MÖ. VII ve VI. yy'dan kalma çanak, çömlek, taş ve topraktan figürler bulundu. Bunlar Erythrai şehrinin en eski tarihi buluntularıdır. Buluntular arasında beyaz ve mavi boyalı hayvan ve insan figürleri tanrıları tasvir eder. MÖ. VII. yy. sonu ve daha çok VI. yy'ın ilk yarısına ait olan figürlerin hepsi odak eşyasıdır.

Ildırı'dan resimler için tıklayınız...

 

© 2005 Copyright Siber Bilgisayar